Ama biliyordum: Dünyadaki tek gerçek varlık bendim! Benden başka herkes, insan maskesi takmış kötü niyetli birer canavardı. Er ya da geç önümde maskelerini çıkarıp bana o korkunç, iğrenç yüzlerini gösterecek ve elbirliğiyle beni öldüreceklerdi! Bekliyordum! Beni üzen ne olacaktı biliyor musunuz? Maskeleri annemin, babamın ve anneannemin de çıkaracak olması…
Bu Matrix’vari kurguyu dört yaşımda kurmuştum. Bir güzel yaz günü bana bir sebeple homurdanan anneannemi, “ben zaten senin ne olduğunu biliyorum” diye maskesini çıkarmaya, gökyüzünü bulutlandırıp şimşekler çaktırmaya çalıştıysam da başarılı olamadım. O zaman zannettim ki yanılmışım! Bir daha asla insanlardan şüphe etmedim. Öyle ki, kavga ettiklerimin bile kendi bakış açılarını anladığımı düşündüm. Hatta Hitler’i, Michael Jackson’ı, Paris Hilton’u bile anladığımı zannettim. Ta ki bugüne kadar!
Bugüne gelmeden önce izin verin son on yılı bir hatırlatayım. Türkiye’ye döndüğüm ilk yıl yer yerinden oynadı. Yurdum insanını sarsan yedi buçukluk bu felaketin ardından bu kez bütün dünyayı sallayan, New York merkezli bir sarsıntı oldu. Sonra zaten felaketler bitmek bilmedi. Küresel ısınma, Ergenekon, domuz gribi… Hah, orada duralım.
Bir konu araştırılır, eğrisi doğrusu öğrenilir, olur biter değil mi? Oysa bu vakada aşıyı olan da, olmayan da dertli!
Polemikleri takip eden yanıyor, etmeyen kavruluyor, kaçan kurtulamıyor.
Neymiş, korku toplumu olmuşuz.
Ne münasebet! Panik atak toplumuyuz, ey ilaç firmaları, Paxil’leri, Lustral’leri hazır edin, bir sonraki ekmek kapınız bu!
Grip Meksika’dan çıkmış. Ama hayır, oradan çıkmamış. Peki neymiş? Pentagon, korku kampanyası yapmak için böyle bir bahane uydurmuş.
Grip, epidemi değil pandemi imiş. Yoo yoo, Dünya Sağlık Örgütü – dünyanın en çok güvendiği iki kurumdan biri- bu hastalığı alarm seviyesine getirmek için akciğer hastalıklarıyla enfeksiyonları birlikte saymış.
Beğendiniz mi?
Domuz gribi aslında domuzdan insana geçmemiş.
Eee?
Böyle bir enfeksiyonun varlığı bile henüz bilimsel olarak kanıtlanmamış.
Nasıl yani?
Kanıtlanması için, virüsün fotoğrafının ve karakterinin bir bilimsel dergide yayınlanması gerekirmiş, daha yapılmamış.
Oldunuz mu?
Peki, aşı oldunuz mu? Bu sayede grip olursanız hastalığı hafif geçirecek, daha önemlisi gribin başkalarına yayılmasını önleyeceksiniz. Hamileler, altı aydan küçük bebek sahipleri, hastalar, haydi bakalım.
Rahatladınız mı?
Rahatlamayın! Bu aşılar büyük bir soykırım planının parçasıydı. Artık sizden sonrası tufan, yamuk yumuk, hastalıklı çocuklar doğuracaksınız!
Yediniz mi?
Hoş, yeseniz kaç yazar, yemeseniz kaç yazar! GDO’lu gıdalar zaten vücudunuza girdi, onlar girmediyse cep telefonunuzun radyasyonu girdi, onlar da girmediyse işsizlik ve zamlar kapıdan bacadan girecek ve sizi bugün değilse yarın bitirecektir.
Siz bence dua edin de anne-babanız maskeleri bir an önce çıkarsın, canınıza okusun ve sizi huzura erdirsin!
————————————————————–
Gülüş Türkmen’in bağımsız yazılarını sürdürebilmesi için bloguna destek vermek ister misiniz? Buraya tıklayarak Paypal’dan yazara dilediğiniz miktarda bağış yapabilirsiniz. (Paypal, internetteki en güvenilir ödeme sistemidir.)
