Türkiye sınırları içinde gittiğim her tür restoranda aynı sorunla karşılaştığımı fark ettim. İster köşedeki çorbacı olsun ister şık bir kafe, fark etmiyor: Yemeğimi bitirmeye birkaç çatal kala, kaşla göz arasında, tabak önümden alınıveriyor!
Hala çatalım elimde mi, hala ağzımı oynatıyor muyum, hiç önemli değil! Geçen hafta bir gün dayanamayıp, “pardon, yemeğimi bitirmemiştim” diye seslendim arkasından. “Bitmiş ama” diye cevap verdi garson.
Leziz bir çorbaydı yediğim, daha iki-üç kaşıklık malzeme vardı tabakta! Bir çorba daha isteyebilirdim ama, küstüm istemedim.
Sofra mı çok doluydu, masadan bir şeyler mi kaldırmaları gerekiyordu? Hayır. Masama oturmak için sıra bekleyen mi vardı? Hayır. Çok mu yediğimi düşündüler? Sanmam. Peki ben, yemeğimin bittiği izlenimi veren bir hareket mi yaptım? Mümkün değil.
Dikkat edin, siz de fark edeceksiniz: Bir anlık dalgınlığınızda, cebinizde bir şey arandığınızda mesela, tabağınız yok oluveriyor!
Belçika’da böyle olmuyor mesela. Garsonlar bu kadar aceleci değil. Önümdeki tabak gerçekten boşaldığında bile, kaldırmakta bu kadar ısrarcı değiller. Hesabı istediğimde, tabağım hala önümde duruyor olur. Tatlı istediğimde, sadece tatlı önüme geldiği zaman yemek tabağım alınır, tatlıyı isterken değil!
Diyeceğim şu ki, bıraksalar da yemeğimin bitip bitmediğine ben karar versem. Mesela, “tabağı kaldırabilir miyim?” diye sormak nazik bir hareket olur.
Ülkemizde garsonluk eğitimi veren okullara duyurulur!
