Yazmasam olmazdı.

05/09/2010

Müziğini ayrı, U2’yu ayrı tutmak

Çocukluk ve gençlik yıllarımı geçirdiğim Belçika’da müzik meraklısı yaşıtlarımın dinlediği uluslararası sanatçılar Türkiye’de olduğu gibi Bon Jovi’ler, Metallica’lar, Steve Vai’ler değildi. Bunların etkisi The Cure, Tears for Fears, Soft Cell, Billy Idol, U2 gibi grupların yanında hafif kalıyordu.
U2, ortaokul ve lise yıllarımda okulumun fon müziği gibiydi: “Pride” (In the name of love), doğum günü kutlamalarımızın coşkulu parçası; “Where the streets have no name”, Brüksel yaşantımızın ifadesi; “Sunday bloody Sunday”, “yıkılana kadar dans etme ayinleri”mizin baş şarkısı; “I Still Haven’t Found What I’m Looking For” okul dönüşü anlam kazanan şarkı… Liste uzar gider.
Ha, favori parçam mı? “All I want is you”. Hele ki yaylılarla uzayan finali ve şarkıyla müthiş bir uyum içindeki klipin karanlık hikâyesi…

Hayatımın bir döneminde ruhumu teslim almış bu gruba saygı ve sevgi duymak, mümkünse Bono’yu ve ekibini bir gün bu güzel duygularla öteki dünyaya yollayabilmek isterdim.
Lakin buna izin verilmiyor!

U2’yu takip ettiğimi söyleyemem ama benim açımdan yıldızı sönmeye yüz tutalı çok oldu. Bu problem değil; “With or without you” ve “One” gibi otoritelerce “dünyanın en güzel şarkısı” olduğu iddia edilen iki şarkınız varsa, yıldızınız kum tanelerine bölünse kaç yazar? Klasik pop şarkıları yazmak kaç kişiye nasip olur? Sorun bu değil, sorun, grubun müzikle yetinmeyip bazen haddini aşan yarı-cahil politik işler çevirmeye kalkması. Hatırlarsınız, bir ara Yunanistan’da Türkiye’nin aleyhine bir şeyler söyledi diye medyamız U2’yu yerden yere vurmuş, grubun Türkiye yolunu sonsuza dek kapatmıştı.

Bu şizofren medya, haftalardır nasıl U2 reklamını daha iyi yapabileceğine kafa yoruyor. Biletler tükenememiş olsa gerek!
Öte yandan, Bono gelecek, hiç trafik sorunu yokmuş gibi boğaz köprüsünü yürüyerek geçecek, çok lazımmış gibi başbakanla buluşacak, biz de alkışlayacağız. “Kusura bakmayın efendim, şehrin trafik sorunu bunu yapmanıza izin vermez” diyecek yiğit “has left the building” çünkü! İşte bunlar, beni gruba ilgi göstermekten alıkoyan sebepler.

Belçika’dayken Pink Floyd’dan Dire Straits’e, U2’dan InXS’e onlarca dev isim aynı sömestr içinde şehirden geçer, iki yıl sonra da geri gelirdi. Dolayısıyla büyük grupların konserlerine saldırma güdüsü bende yok. Yine de Türkiye’ye döndükten sonra buranın psikolojisine girmeye başladım: Ooo, Nick Cave ayağımıza geliyor, kaçmaz! Simply Red mi? Koşalım! Sting! Sting! Hemen bir bilet!

U2’ya gitmeyi isterdim, ama unutmuyorum ki yıllar Bono’yu da müziğini de çok değiştirdi.
Bir de bazılarımız çok, ama çok yalaka!
Bunlar midemi de, kulağımı da bulandırıyor…

6 Yorum »

  1. heyyttt…her bir cümlene katılıyorum.Aynen de miğdem bulanıyor, bu kadar anılarımızda yer alan bir grubun cahil solısti yüzünden bu duygulara gark olmamız ne acı!

    Yorum tarafından derya — 05/09/2010 @ 17:01

  2. Tam da böyle düşünüyorum. Türkiye’de maalesef bir şeylerden bahsederken mutlaka abartılıyor, mutlaka işin tadı kaçıyor. Hadi bizim basın böyle ama Bono’da buna fazlasıyla ortak olmuş durumda.

    Yorum tarafından Betül — 08/09/2010 @ 21:46

  3. Aslında ben düşündükçe bizimkilere Bono’dan daha fazla kızıyorum. Bir tanesi de demiyor, “İstanbul sizin bu köprüde yürüme kaprisinizi kaldıramaz” diye. Yahu hakikaten bu kadar aciz bir millet miyiz! İnsan biraz direnç, biraz akıl görmek istiyor… Bir de kocaman sırıta sırıta poz vermemişler mi adamla yanyana! Yahu o pozu sahne arkasında veriverin!

    Yorum tarafından gulusturkmen — 08/09/2010 @ 21:53

  4. Aslında son yazdığınız yorumdan sonra kendi yazdığımı bir daha okudum ve şunu farkettim. “Ben bizimkilere daha çok kızıyorum” demişsiniz ya. Ben bizimkilere belliki artık kızmaktan vazgeçmişim. “Hadi bizim basın böyle..” derken bile bir kabulleniş söz konusu, üzücü doğrusu.

    Yorum tarafından Betül — 08/09/2010 @ 22:28

  5. Bu terbiyesiz bono Turkiye’ye gelmiyordu, zart zurt ediyordu vaktinde insan haklari vesaire diyerek…
    Simdi ne degisti de geliyorsun diye sormazlar mi adama?
    Alacagi rakam oncekine gore guzeldir, bence tek sebep bu. Pabucumun rock’cisi, asagilik kompleksli buyuklerimiz (?) de gosterdiler omurgali duruslarini, showdan rol kapacaz diyerek…
    Bu kadar iste bizim ”Van minit”

    Yorum tarafından Ersan — 09/09/2010 @ 00:01

  6. paylaşım için teşekkürler çok güzel bi site……

    Yorum tarafından online müzik dinle — 15/09/2010 @ 20:08


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Theme: Rubric. WordPress.com'dan blog alın.

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.