Yazmasam olmazdı.

26/06/2009

Kaç zamandır Michael’ı yazacaktım

Kategori: Günlük Yaşam — gulusturkmen @ 15:55
Tags: , , , ,

jacksonErteliyordum. Gazetecilikte, verilecek kayda değer bir haber olmadığı zaman kişi ile ilgili fikir beyan etmenin anlamı yoktur. Belki de bu alışkanlık yüzünden, blogumda onu anlatmak için “bir şey” olmasını bekliyordum. Ama ölüm haberini kendi sağlığımda bile alacağımı düşünmezdim! Ne de olsa oksijen çadırında yaşıyordu, organik besleniyordu, kimbilir belki sadece vitamin hapları içiyordu! Ne de olsa o, bizden biri değildi. Yaşım ilerledikçe onu anlamaya da başlamıştım. Dahiler, ünlüler, çocukken ünlenenler gibi sıradışı insanlar için “norm”lar, farklıydı. Michael Jackson, bu sıradışı sıfatların hepsine sahipti.

Ben ve Michael Jackson…
Sekiz yaşımdayım. Ergenlik çağındaki kuzenim Cem, televizyon karşısında, zevkten dört köşe olmuş “Billie Jean” videosunu izliyor. Ellerini saçlarına götürüp, “inanılmaz bir adam bu ya!” diye bağırıyor, heyecandan koltuğunda oturamıyor! Ben hayranlık içinde Cem’i, Cem hayranlık içinde Michael Jackson’ı seyrediyoruz. Cem beğeniyorsa, Michael iyi bir adamdır…

Onbir yaşımdayım. Kiraladığım film videosunun sonuna “bonus” olarak iliştirilmiş “Thriller” klibine bakıyorum. Michael Jackson’ın karnı ağrıyor. Kız arkadaşı “nen var sevgilim” diye soruyor, başını öne eğmiş olan sevgilisine. Jackson başını kaldırıyor. Koltuğumdan fırlayıp, kendimi odanın dışına nasıl attığımı bilemiyorum. Ödümü kopardın be adam! Bu herif şarkı söylemiyor muydu? Öyleyse bu neydi şimdi? Hiç hazırlıklı değildim…

On beş yaşımdayım. Arkadaşım Rüya’nın neden “Bad” turnesinin konserine gitmek için gün saydığını anlayamıyorum. Bir konsere verecek param olsa o pop zibidisine değil, George Michael’a veririm…

Otuz yaşımdayım. Müzisyen olmuşum. Müzikte sevdiğim şeyler ortalama vatandaşın sevdiklerinden farklı. Yine de, gençliğimin ikonu olan bu adamın “best of” albümünü almak geldi içimden. Tren yolculuğum sırasında dinlemeye başlıyorum. “İyi” müziği görmek için zevklerin, renklerin uyuşmasına gerek yok. Vay anasını sayın seyirciler! Bu adam bir müzik dehası! Kendi gibi başarılı aranjör ve enstrümantistler onunla çalışmış…

Otuzbeş yaşındayım. Sadece bir ay önce, YouTube’da Michael Jacson’ın ellinci yaşgünü kutlamasını bulmuş, büyük bir keyifle izliyordum. Vay anasını sayın seyirciler! Bu adam bir hit makinası! Sıra dışı bir şarkıcı! Harika bir söz yazarı! Avangart bir dansçı! Bir videoklip cambazı! Bir iyi niyet elçisi! Neredeyse bir mesih!
Çocukmuşum, önyargılıymışım, punk’çıymışım, klasikçiymişim, avangardcıymışım, pardon, Jackson’ın müziğine hakkını vermemişim.

Evet, “popun kralı” o. Nedenini, bırakın da  bu yazıya sığdırmaya çalışmayayım. Ama ellinci yaşgünü için hazırlanmış kısa videolar çok iyi anlatıyor…

Hayatı ve Michael Jackson
Meyve veren, sıra dışı büyüyen her ağacın taşlanması ne acı bir şeydir. Üzerine titrenmesi gereken, bir kavak ağacı gibi hassas ve kırılgan bu insan, sübyancılıktan haydutluğa pek çok iftiraya maruz bırakıldı. Yaptığı iyilikler ve şarkılarında anlattığı o temiz kalbi görmezden gelindi. Borç içinde yüzdürüldü, süründürüldü, yıpratıldı. Sonuç: Elli bir yaşında duran bir kalp. Sizce sadece kendini beyazlatma merakı, estetik merakı mı öldürdü onu?

Kaç zamandır Michael Jackson’ı yazacaktım. Bugün Microsoft Word’ü açtım, yazdım. Program, bütün isimlere yaptığı gibi “Michael Jackson” isminin altına çizgi çekmedi. Yani “bu Türkçe değil” demedi. Word de Michael Jackson’ı biliyor.

Bir de haber: http://madnews.wordpress.com/2009/06/27/jackson-accuser-jordy-chandler-admits-child-abuse-allegations-were-all-lies/

2 Yorumlar »

  1. Bahsettiğin yaş aralığında (8-15) benim favorimdi. Onunla büyüdüm desem yeridir. Kasetini teybe takar resmini açar ağlardım. O derece :) . Ablam da aynen şunu söylerdi her seferin de “Amma da salaksın” der dalga gecerdi. :) Şimdi o günlere gidip o günlerdeki duygularımla üzüldüm. Çünkü bugünler Michael’i dinlemediğim günler :(

    Yorum�Yorumlar yazan: Gülgün Tekin — 26/06/2009 @ 21:49

  2. ne güzel söylemişsiniz “word de michael jackson’u biliyor” diyerek :) elinize sağlık, çok güzel bir yazı…

    Yorum�Yorumlar yazan: deniztan — 01/07/2009 @ 03:23


Bu yazıya yapılan yorumlar için RSS beslemeleri. URI'nin geri izlemesini yap.

Yorum yapın

WordPress.com'dan blog alın.